Merkezî Otorite ve Devlet Düzeni
İstanbul’un Fethi’nden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından yapılan tüm düzenlemeler, hem padişahın otoritesini üst seviyeye çıkarmış hem de Osmanlı Devleti'nin merkezîleşmesini sağlamıştır!
1. İstanbul'un Fethinin Nedenleri
Toprak Bütünlüğü
Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki bütünlüğü sağlama isteği.
Haçlı Kışkırtmaları
Bizans'ın devamlı Haçlı Seferleri'ni kışkırtması ve muhtemel Hristiyan birliğini engelleme düşüncesi.
Taht Kavgaları
Bizans’ın Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht kavgalarını sürekli kışkırtıp devleti karıştırması.
Ticaret Yolları
İstanbul’un ele geçirilerek Akdeniz ve Karadeniz ticaret yollarının kontrol edilmek istenmesi.
Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Müjdesi
"İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir."
II. Mehmet'in, Hz. Muhammed’in müjdelediği kişi olmak istemesi fetih aşkını ateşlemiştir.
2. Taraf Hazırlıkları
Osmanlı Devleti'nin Hazırlıkları
Saldırı Planı- Rumeli Hisarı (Boğazkesen): Yıldırım Bayezid'in Anadolu Hisarı karşısına 1452'de inşa edildi.
- Şahi Topları: Surları yıkabilmek için devasa Şahi topları döktürüldü.
- Tekerlekli Kuleler: Kuşatmada surları aşmak için büyük hareketli ahşap kuleler yapıldı.
- Güçlü Donanma: Denizden Bizans'a gelebilecek yardımları önlemek üzere büyük bir donanma hazırlandı.
- Diplomasi & Tedbirler: Mora ve Arnavutluk'a tedbir askerleri yollandı; Sırp, Venedik, Macar ile antlaşmalar imzalandı, Karamanoğulları itaat altına alındı.
Bizans'ın Savunma Hazırlıkları
Savunma Planı- Surların Tamiri: İstanbul’un bozuk ve zayıf surları güçlendirildi ve tamir edildi.
- Haliç'e Zincir: Osmanlı donanmasının girmesini önlemek için Haliç ağzına kalın zincir çekildi.
- Grejuva (Rum Ateşi): Suda bile yanabilen, gemileri yok eden Rum Ateşi stoğu hazırlandı.
- Papa & Avrupa Yardımı: Bizans İmparatoru Papa'dan ve Katolik Avrupa devletlerinden yardım istedi.
- Seferberlik: Şehirde eli silah tutan tüm halk savunma için orduya alındı.
3. Fethin Tarihi Sonuçları ve Kurumsallaşma
Türk - İslam Dünyası
- Osmanlı toprak bütünlüğü sağlandı, Balkanlar ve Anadolu güvenliği pekişti.
- Türk-İslam dünyasında Osmanlı saygınlığı doruğa ulaştı.
- Başkent Edirne’den İstanbul’a taşındı.
- II. Mehmet’e “Fatih” unvanı verildi. Kendini Roma'nın varisi ilan etti.
- Hz. Muhammed'in hadis-i şerifi gerçekleşti.
Dünya Tarihi Açısından
- Orta Çağ kapandı, Yeni Çağ başladı!
- Bin yıllık Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu yıkıldı.
- Surları yıkan Şahi topları Avrupa’da derebeyliği (feodalizm) zayıflattı, krallıkları güçlendirdi.
- İstanbul’dan kaçan bilginler İtalya'da Rönesans’ı başlattı.
- Ticaret yolları Osmanlı’ya geçince Avrupalılar Coğrafi Keşifler’i başlattı.
Devletin Kurumsallaşması
- Yeniçeri Ocağı düzenlenip doğrudan padişaha bağlandı.
- Çandarlı ailesinin devletteki gücü kırıldı, sadrazam yetkileri kısıtlandı.
- Uç beyleri sıradan sancak beyleri yapıldı.
- Yargı ve yürütme birbirinden ayrıldı, Kanunnameler hazırlandı.
- Çeşitli bölgelerden nüfus getirilerek İstanbul iskân edildi ve şenlendirildi.
II. Mehmet'in (Fatih) Şahsiyeti & Özellikleri
Tarihi İnceleme: Kazıklı Voyvoda (III. Vlad) ve Kont Drakula Efsanesi
Fatih Sultan Mehmet ile Birlikte Eğitim Alan Eflâk Voyvodasının Tarihi Gerçekleri
Bram Stoker'ın 1897 tarihli Dracula romanındaki vampir Kont Drakula karakteri, Kazıklı voyvoda olarak da bilinen Eflak voyvodası III. Vlad’dan esinlenilerek yazılmıştır. Osmanlı padişahı II. Murad’a yenilen II. Vlad, oğlu III. Vlad’ı ve onun kardeşi Radu'yu 1442 veya 1444 yılında rehin olarak Osmanlılara vermek zorunda kalır.
Tokat ve Edirne'de diğer beylik şehzadeleri ile birlikte yaşar ve eğitim alır. Birlikte eğitim aldığı kişilerin arasında Fatih Sultan Mehmet olarak anılacak şehzade Mehmet de vardır. Birlikte Kur'an, Aristo mantığı, matematik ve Türkçe gibi dersler alırlar.
1456 tarihinde Osmanlı’nın da desteğiyle III. Vlad adıyla Eflak voyvodası olur. 1459 yılından itibaren Osmanlı İmparatorluğu'na vergi ödemeyi reddeder ve iki taraf arasında savaşlar başlar. 1456'dan 1462'ye değin sürdürdüğü voyvodalığı sırasında rakiplerini çeşitli yöntemlerle cezalandırır ve idam ettirir. Bu yöntemler arasında en ünlüsü olan "kazığa geçirme", ölümünden sonra kendisine "Kazıklı Vlad" (Vlad Ţepeş) adının verilmesine neden olacaktır.
Kazığa geçirilenlerin kanlarını fıçılarda toplatıp şarap gibi içtiğine dair söylentiler, daha sonra onu efsaneleştirir ve bugün bildiğimiz bir vampir karakteri ortaya çıkar. Osmanlı askerleri tarafından öldürüldüğü düşünülen III. Vlad, Eflak tarihinin en önemli yöneticilerinden biri olarak görülür ve günümüzde Romanya’nın ulusal kahramanı olarak kabul edilir.