1. İskân, İstimalet ve Osmanlı Şehir Yapısı
Yerleşim, imar faaliyetleri ve şehirleşme modeli
- Kuruluşundan bu yana Osmanlı Devleti, iskân ve istimalet politikaları ile yerleşik hayatı önemseyen faaliyetlerde bulunmuştur.
- Osmanlı Devleti fethettiği şehirlerde yaşayan halklara adaletli yaklaşmasını sağlayan, dil ve din özgürlüğü tanıyan bir anlayışla yaklaşmıştır.
- Yol, köprü, han, cami ve medrese imar etmiş; çarşı, pazar ve bedestenler yaparak ticareti geliştirmeyi amaçlamıştır.
- Anadolu ve Balkanlardaki şehirlerin birçoğu Osmanlı'dan önce kurulmuştur. Bu şehirler kale etrafında şekillenmekteydi.
- Fetihlerin hızı nedeniyle başkent sürekli yer değiştirmiştir. Sırasıyla Bursa, Edirne ve İstanbul başkent olmuş ve büyük dönüşümler yaşamışlardır.
- Fethedilen şehirlerde Müslüman nüfusu artırmak için iskân politikası uygulanmıştır.
Çarşı, pazar, han ve bedestenler etrafında gelişen ticari merkezler.
İbadethaneler (camiler) ve külliyeler etrafında şekillenen mahalleler.
2. Türklerde Bilim ve Medrese Geleneği
12 Hayvanlı Türk Takvimi'nden Osmanlı medreselerine uzanan bilim yolculuğu
İslamiyet Öncesi ve Büyük Selçuklu
- 12 Hayvanlı Türk Takvimi: Türklerin İslamiyet'ten önce bilime yaptıkları katkının en önemli kanıtlarındandır. Astronomi ve matematik bilgisini gösterir.
- Nizamiye Medreseleri: İslamiyet'le birlikte başlayan medrese geleneğinin en üst düzey temsilcisidir. Nişabur ve Bağdat gibi merkezlerde açılmıştır.
Osmanlı Dönemi Medreseleri
İznik Medresesi (1331)
Osmanlı Devleti'nde açılan ilk medresedir.
İznik Medresesi'ni sırasıyla Bursa, Edirne ve İstanbul medreseleri takip etmiştir. Bu medreseler İslam kültür ve medeniyetini Orta Çağ'da zirveye taşımıştır.
3. Türk Biliminin Yıldızları
Tıp, astronomi ve matematik alanında iz bırakan bilim insanları
Akşemsettin
Tıp, Eczacılık & Tasavvuf- Hacı Bayram Veli’nin müritlerindendir.
- Fatih Sultan Mehmet’in lalasadır.
- Tıp, eczacılık ve tasavvuf alanlarında çalışmalar yapmıştır.
- Maddetü'l-Hayat eserinde ilk defa hastalıkların sebebi olarak mikrobun varlığından söz etmiştir.
Uluğ Bey
Astronomi & Devlet Adamı- Timur’un torunudur; aynı zamanda devlet adamıdır.
- Semerkant’ta yaptırdığı medrese ve gözlemevi ile astronomi biliminin gelişmesine öncülük etmiştir.
- Ali Kuşçu ve Kadızade-i Rumi gibi büyük bilim insanlarını yetiştirmiştir.
Ali Kuşçu
Matematik & Astronomi- Semerkant'ta yetişmiş, Uluğ Bey'in öğrencisi ve Semerkand Medresesi müdürü olmuştur.
- Akkoyunlu Devleti'nden sonra Osmanlı hizmetine girmiştir.
- İstanbul’un enlem ve boylamını tespit etmiş, Fatih Camii’ne bir güneş saati yapmıştır.
- Ayasofya Medresesi'ne müderris olarak tayin edilmiştir.
İngiliz bilim insanı Dr. Hugh Percy Wilkins tarafından; biri sıradağ olmak üzere 5 kraterden oluşan gruba Uluğ Bey’in, Ay'daki bir kratere de Ali Kuşçu'nun adı verilmiştir.
4. Geleneksel Osmanlı Sanatları
Mimariden dokumaya, taş işçiliğinden hat ve ebru sanatına
Osmanlı Devleti’nde mimari yapıların kapı ve pencere kanatları ile minberlerde ve vaaz kürsülerinde görülmektedir.
En eski örneklerini halı ve kilim dokumacılığı oluştururdu. Selçuklu dokumacılığının devamıydı ve Bursa çok önemli bir dokuma merkeziydi.
Fırınlanmış toprak levhalar üzerine çeşitli boyalarla motif çizilip boyanmasıdır. Bursa, Kütahya ve İznik bölgesinde güçlenmiştir.
XIV. yüzyıldan itibaren imar yapılarında taş ve mermer kullanılmıştır. Yapıların bezemesinde taş süsleme sanatı ileri seviyelere yükselmiştir.
Yazı ve güzel yazı yazma sanatıdır. Sanatçısına hattat denilir. El yazmaları, taş ve çini mimaride sıkça uygulanmıştır.
Kıvamlı su üzerine serpilen boyalar ile resim yapılıp kâğıda aktarılmasıyla oluşan sanat dalıdır. Avrupa'dan gelen seyyahlarca batıya taşınmıştır.
5. Sözlü ve Yazılı Kültürün Toplum Hayatına Etkisi
8 Maddelik Kültür Şeması
Orta Anadolu bölgesi Selçuklu ve Osmanlı döneminde Fars kültürünün etkisinde kalmıştır. Bundan ötürü Farsça edebi dil olarak ortaya çıkmıştır.
Uçlarda ise tasavvuf ve alplık ile şekillenen Türk halk kültürü egemendi.
Gazilik ve alplık coşkusu Osmanlı toplumuna heyecan ve coşku getirmiştir.
Göçebeler, siyasi muhalifler ve maceracılar uç bölgelerine sığınmışlardır. Uç bölgelerinde kalıplaşmamış bir halk kültürü hakimdir.
Osmanlı döneminde yazılı kültürün en önemli üretim merkezi saray ve konaklardır. Buralarda sanat ve bilim yönünden en yetkin insanlar toplanırdı.
Saray ve konaklarda oluşan Osmanlı kültürü, şehirli kültürüdür.
Osmanlı padişahlarının ve şehzadelerinin çoğunun bilim ve sanatla ilgilendiği bilinmektedir.
Osmanlı sarayının bilim ve bilim adamlarına verdiği destek neticesinde kültür ve sanat hayatı canlılığını korumuştur.